Kestanepazarı Hocalarından Halit Korkusuz Hoca Efendi Vefat Etti

Ödemiş Müftülüğü, Menemen müftülüğü, İzmir il müftülüğü merkez vaizi, Buca kurucu müftülüğü görevlerinde bulunup;  İzmir il müftü yardımcılığından emekli olan, Gıda Çarşısı Merkez binadaki mescitte uzun yıllar fahri vaiz ve imamlık görevi yapan, Kavaklıpınar Camiinde vaaz ve irşatlarda bulunan,  1975 – 1993 yılları arasında Kestanepazarı Kur’an Kursları’nda Arapça,  Fıkıh, Hadis, Tefsir ve Akaid hocası olarak hizmet eden Halit Korkusuz hoca efendi (71) vefat etti.


Diyarbakır’ın yetiştirdiği din âlimlerinden olan, Korkusuz yaklaşık
1 yıldır İzmir’de kanser tedavisi gördüğü özel hastanede hayatını kaybetti.

Cenazesi 23 Kasım 2011 Çarşamba günü, İkindi namazına müteakip İzmir Kavaklıpınar Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından memleketi Diyarbakır’a uğurlandı.

24 Kasım’da Diyarbakır’da Defnedilecek

24 Kasım 2011 Perşembe günü, Öğle namazına müteakip Diyarbakır Sümer Camisi‘nde tekrar kılınacak olan cenaze namazının ardından, memleketi Diyarbakır Lice’de bulunan aile kabristanında toprağa defnedilecek.

HALİT KORKUSUZ

İzmir İleri Gelenleri Halit Hocayı Yalnız Bırakmadı

Halit Korkusuz Hoca Efendi’nin 23 Kasım 2011 Çarşamba günü, İkindi namazına müteakip İzmir Kavaklıpınar Camii’nde kılınan cenaze namazına merhumun aile fertleri ve akrabalarının yanı sıra; İzmir İl Müftü Vekili İlyas Öztürk, İzmir ilçe müftüleri,

Kestanepazarı camiasını temsilen Dernek Başkanı Hasan Dayhan, Vakıf Başkanı Lütfi Görmez, Yönetim Kurulu Üyeleri, Genel Koordinatör İ. Cengiz Aslan, Halkla İlişkiler Müdürü Mustafa Yaman ve Kestanepazarı idarecileri, hocaları ve öğrencileri,

damadı İzmir İHL Müdürü Arif Ayyıldız, İzmir İHL öğretmenleri, İzmir de görev yapan birçok din görevlisi ve İzmirli vatandaşlar katıldı.

İlim Adamlarının Yerini Dolduracak Nesiller Yetiştirilmeli

Merhumun cenaze namazını arkadaşı Ferit Okumuş Hoca kıldırdı. Okumuş, cenaze namazından sonra, ilmi ve ahlakıyla gönüllerde yer eden Halit Hocanın yerinin doldurulamamasından duyduğu üzüntüyü ifade ederek. Kestanepazarı camiasının bu tür çalışmalarda bulunarak muvaffak olması temennisinde bulundu.

Halit Korkusuz Hoca Efendinin Naaşı Memleketi Diyarbakır'da Defnedilecek


İzmirli Sevenleri Halit Hocayı Son Yolculuğuna Kavaklıpınar Camiinden Uğurladı


MERHUM HALİT KORKUSUZ HOCA EFENDİNİN ARDINDAN

1940’ta Diyarbakır’ın Lice ilçesinde doğdu. 4 yaşında iken medrese eğitimiyle ilim tahsiline başladı. Çok kısa süre içerisinde İslami ilimlerde temayüz etti. Diyarbakır ın Hazro, Silvan ve diğer civar ilçelerinde İslami ilimlerde, ilmiyle ve faziletiyle temayüz etmiş âlimlerden sarf, nahiv, bedii beyan mean-i gibi Arap dilini ve edebiyatını tahsil etti.

10 yaşındayken, hocalarının isteği üzerine Suriye’ye ilim tahsiline gönderildi. 18 yaşlarına kadar burada ilim tahsil etti. 

Henüz 16 yaşında iken, medreselerde, yaşça kendisinden çok büyük ve kendisinden önce medreseye intisap etmiş olanlara, üst düzeyde dersler verdi. Bu arada medreselerde öğrendiği Arapça ve Farsça dillerinde şiirler yazdı.  İlkokulu dışarıdan bitirmesine müteakip, katılmış olduğu imamlık imtihanı neticesinde, 18 yaşının ortalarında Mardin Mazıdağı’nda imam-hatip olarak resmi göreve başladı. Bu dönem içerisinde, Yörede FAKİ diye bilinen öğrencilerine iaşe teminini kendisi ve yörenin varlıklı kişileriyle temas sağlayarak temin edip kendisinin idare ettiği medresede ders vermeye devam etti. Bu öğrencilerinin birçoğu yurt içinde ve yurt dışında önemli dini hizmetlere halen devam etmektedir. Hoca efendi her vesile ile talebe okutmanın önemine işaret buyururdu.

Mazıdağı görevi esnasında, Diyarbakır’ ın Lice ilçesine Kur’an kursu öğreticisi olarak tayin edildi. Buradan da Kulp/Ağaçlı’ da imam-hatip olarak görevlendirildi. Buralarda da yüzlerce medrese öğrencisine tedrisat imkânı sundu ve bilfiil ders verdi. Onun uğradığı medreselerde ders veren hocalar onu tanıyınca ders vermeği bırakıp ona talebe oldular. Diyarbakır imam-hatip okulunu; ortaokulu ve Lisesi ile birlikte dışarıdan sınavlara girerek bitirdi. Bilahare, müftülük imtihanlarını kazanmasından sonra, 1966 yılında Erzurum’un Tekman ilçesi Müftüsü olarak görevlendirildi.   Daha sonra da, Devrin Diyanet İşleri Başkanı Merhum Yaşar Tunagür bir vesile ile tanıyıp gençliğine rağmen büyük bir ilme sahip olan hoca efendiyi derhal Erzurum’dan daha önce kendisinin de görev yaptığı İzmir ili, Menemen ilçesinde müftü olarak 1967 yılında görevlendirdi. Buradayken, beş çocuk babası müftü olarak, İzmir Yüksek İslam Enstitüsü’ne (ilahiyat fakültesi) devam etti ve bu okulu 1972- 1973 öğretim yılında birincilikle bitirdi. Daha sonra Irak/ Bağdat Üniversitesi’nde araştırma ve ihtisas için Milli Eğitim Bakanlığı’nca Ülke dışına gönderildi. Beş yıllık Ödemiş vaizliğinden sonra, Rahmetli Hacı Raif Cilasun ve Ali Rıza Güven beylerin şiddetle istek göstermeleri üzerine Bu ilim hadimlerini kırmayarak Balıkesir il müftüsü olarak atanacakken bu isteğinden vaz geçerek talebe yetiştirmek maksadıyla 1976 yılının sonlarından itibaren İzmir Merkez Vaizliğine başladı. İzmir Merkez Vaizi olarak görevi esnasında; İzmir Kestane pazarı’nda 25 yıl süreyle, İslami eğitimler verdi. Yüzlerce müftü, vaiz ve akademisyenin yetişmesinde çok büyük katkı sağladı. 1988 yılında İzmir Buca Müftülüğüne getirildi ve bu görevi icra ettiği bir sırada, Tayin ve atamalardaki ehliyet ve liyakate hassasiyeti ile birlikte hidemati diniye de ki ağır mesuliyet duygusu, devrin siyasilerini memnun etmedi ve onların husumetini celp etti. Siyasi nedenlerle, 1992 yılında Bandırma Müftülüğüne, 1993 yılında Manisa Ahmetli Müftülüğü’ne tayin edildi. Daha sonra da Tokat/ Turhal Müftülüğü’ne tayin edildi. Bu tayinlerinin hepsi, yargı kararı ile iptal edilince İzmir il müftü yardımcılığı‘na getirildi. Burada, il fetva komisyonu başkanı olarak görev yaparken birçok din görevlisine tefsir ve fıkıh dersleri verdi. Kısa süre yurt dışında irşat hizmeti de ifa eden Hoca Efendi, nihayet 1999 yılının sonlarına doğru, kendi isteği ile emekliliğe ayrıldı.

Emeklilik esnasında da, hiçbir zaman, boş durmadı. Yine çok sayıda vaiz, müftü ve din görevlisine İslami dersler vermeye devam etti. Kesintisiz olarak cami kürsülerindeki irşat ve tebliğ vazifesini aksatmadı.  2011 yılının başlarında, hastalığının kanser olduğunun anlaşılması üzerine başlayan tedavisi sürerken bile sürekli okumaya ve yazmaya devam etti. Doktor bir evladının yoğun çaba sarf etmesine rağmen kurtarılamadı, 23 Kasım 2011 tarihinde hakka yürüyerek rahmet-i rahmana kavuştu.

Hoca Efendi; Tanıyanlar tarafından kul ve komşu haklarına hassasiyeti, akrabalarını görüp gözetmesi, yetim ve öksüz olanlara şefkatle muamelesi, zaman zaman onlar için gözyaşı akıtması, bir âlime yakışan hayâ ve edep duyguları ile mücehhez, dini konularda kendisine yöneltilen soruları dikkatlice dinleyip kapsamlı cevaplar vermesi, helal haram konularındaki titizliği, Şer’i mübinin ruhuna uygun fetva eminliği ve hakkın keskin bir kılıcı olarak tanınmaktadır. Kur’an-ı Kerim’i çok okurdu. Gece ibadetleri ile maruftu. 20 civarında Hac vazifesi yaptı. Emeklilik sonrası ömrünün son 10 yılını Ramazan-ı Şerif umresi olarak Ravza-i muahhara da en sevgilinin yanı başında itikâfla geçirmiştir.  Kendisi,  bu arada, güncel İslami konularda ve tasavvuf konusunda olmak ve ölümünden sonra yayınlanmak üzere, yayın aşamasında olan 6 telif eseri yazdı. Evli ve 6 çocuk, 18 torun sahibidir. Çocuklarının bir kısmı akademisyen öğretim üyesi, bir kısmı ise üst düzey yöneticidir. Torunlarının beş tanesi, Kızı ve gelinlerinin üç’ü hafız ve hafıza dır. Evlatları ve torunları hoca efendinin sadaka-i cariyeleridir. Halit Korkusuz Hoca Efendi, kendi vasiyeti üzerine, Diyarbakır’ın Lice ilçesinde, çok sevdiği hocası Molla Halil Efendi ve babasının bulunduğu huzur ve sükûnetin hissedildiği yerde dua ve gözyaşları içinde “Âlimin ölümü âlemin ölümüdür” gerçeği ile yüzleşilerek ebedi istirahatgahına tevdi edildi. Allah rahmet eylesin.

02.12.2011

Arif AYYILDIZ
İZMİR ANADOLU İHL MÜDÜRÜ
(Merhumun Damadı)