Hulusi Hoca HİKEM’de Anıldı

Uzun yıllar Kestanepazarı’nda hoca ve yönetici olarak hizmet eden Kestanepazarı Dernek Eski Başkanlarından Hulusi Hatiboğlu dualarla anıldı.

1950’li yıllarda Kestanepazarı’nda hafızlığını tamamladıktan sonra İstanbul İsmailağa Medresesi’nde Arapça eğitimi alan ardından Mısır El-Ezher Üniversitesi’ni bitirdikten sonra İzmir’e dönen Hulusi Hoca, hayatı boyunca yüzlerce talebe yetiştirdi.

Kestanepazarı Eğitim Kurumları bünyesinde hizmet veren dernek ve vakıfların tamamında başkanlık ve yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulunan Hulusi Hoca, 1977 yılından 2010’lu yıllara kadar aktif olarak talebelere Arapça ve İslami ilimler alanında dersler okuttu.

Kabri Başında Dualar Edildi

Merhumun talebeleri, her yıl olduğu gibi bu yıl da hocalarını kabri başında dualarla yâd etti. Kestanepazarı Halkla İlişkiler Müdürü Mustafa Yaman’ın da katıldığı kabir ziyaretinde Kur’an tilavet edildi ve dua yapıldı.

HİKEM’de Anma Programı Düzenlendi

Günün akşamında HİKEM’de (Hulusi Hoca İlim ve Kültür Merkezi) anma programı düzenlendi. Talebeleri başta olmak üzere Kestanepazarı’ndaki öğrencilerin de katıldığı anma programında Hulusi Hoca’nın hayatı ve hatıralar anlatıldı. Özel Kestanepazarı Hatay Ortaöğrenim Erkek Öğrenci Yurdu Müdürü Ali Koç, Hulusi Hocayla ilgili bilgiler aktardı, hatıralarını paylaştı. Hulusi Hocanın yüzlerce talebe yetiştirdiğini belirten Koç, hocanın Kestanepazarı’nda bulunduğu müddetçe Arapça ve İslami ilimlere önem verdiğini, bu dersleri bizzat okuttuğunu anlattı.

O Talebelerine Dava Şuuru Kazandırdı

1992 yılından vefatına kadar talebeliğini yapmış olan Kestanepazarı Basın-Yayın ve Enformasyon Müdürü Nurkan Boz, Hulusi Hocanın “dava adamı” olduğunu; talebelerine ilmin yanı sıra dava şuuru kazandırdığını belirtti. Boz şunları söyledi: “Okumak onun için yemek içmek kadar zaruri ve hayatiydi. Her gün en az 7-8 saat okurdu. İlme ve ilim adamına değer verir, ilim talebesini korur, kollar gözetirdi. Kur’an’ın ve Hz. Peygamber’in (sav) anlaşılması için Arapça’nın önemini anlatır, bu uğurda dersler verir, ayetlerin ve hadislerin anlaşılması için vaktini harcardı. Dünyanın ve insanlığın ancak İslamla huzura ve adalete kavuşacağını her fırsatta dillendirirdi. Kitap yazmaktan ziyade insan yetiştirmeyi önemserdi. Ömrünün sonuna kadar ilimden kopmadı. Okuttu, kitaplar tercüme etti. İlim adamı, dava adamı olacak talebeler yetiştirmeyi tavsiye etti.”

Anma programında Zekeriya Yorgancı, talebelerinden Dolaplıkuyu Camii İmam-Hatibi Murat Işık, Haluk Bozkaya, İsmail Özel, Salih Kopuz, Ertuğrul Özkul, Bilal Gülşahin ve Kestanepazarı öğrencileri de yer aldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter
Share on whatsapp
WhatsApp
Share on email
Email
Share on print
Yazdır

Yorum Yok

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Tertemiz yavrularımıza Kitabullah'ı nakşediyoruz...

Hz. Osman ibni Affan (R.A)’dan rivayet olunur ki; Rasûlullah (S.A.V) şöyle buyurdu:
“Sizin en hayırlınız Kur’anı öğrenen ve öğretendir.”
Buhârî, “Feżâʾilü’l-Ḳurʾân”, 21 | Ebû Dâvûd, “Vitir”, 14,15,19 | Tirmizî, “S̱evâbü’l-Ḳurʾân”, 15